SIHHAT Projesi ve PİKTES Üzerine Kısa Bir İnceleme: AB Fonları Kapsamındaki Alımlar
- Muhammed ŞAHİN

- 24 Ara 2025
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 25 Ara 2025

Avrupa Birliği tarafından “aday” ve “potansiyel aday” ülkelere verilen Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) fonları, Türkiye’de ekonomik, idari ve kurumsal AB uyum süreçlerini desteklemek üzere yürütülen projeleri finanse etmektedir. IPA fonları 2007’den beri uygulanmakta ve 2021–2027 dönemini kapsayan IPA III ile devam etmektedir.
IPA fonları, Avrupa Birliği ve Türkiye arasında imzalanan Finansman Anlaşmaları ile kullandırılır ve Türkiye’de ilgili uygulayıcı kurumlar tarafından yönetilir. IPA fonlarının yönetiminde Merkezi Finans ve İhale Birimi (MFİB) önemli bir rol üstlenir ve bütçelerin hazırlanmasından sözleşme süreçlerine kadar bir dizi süreç IPA kurallarına göre yürütülür.
Tabi olunan hukuk ve ihale kuralları
IPA hibeleri için yürütülen ihale ve satın alma süreçleri, AB’nin PRAG (Practical Guide to Contract Procedures for EU External Actions) gibi uluslararası kurallarına tabidir. Dış Finansman kaynaklı bu alımlar 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu’nun Kapsam başlıklı ikinci maddesindeki alımlardan olmadığından, Kural olarak Kamu İhale Kanunu’na tabi değildir.
IPA fonları, proje bütçesi AB fonundan sağlandığından, satın alma süreçleri için ulusal ihale kanunu (KİK) yerine AB’nin dış yardım uygulama kılavuzları geçerli olur. IPA hibelerinde ihale süreçleri genellikle PRAG usullerine göre yürütülür ve bu usuller Kamu İhale Mevzuatı kurallarından farklıdır.
Sonuç olarak, pratikte IPA fonlarıyla finanse edilen alımların KİK’e doğrudan tabi olmadığı ve bu projeler kapsamındaki ihalelerin ve sözleşmelerin IPA proje sözleşmelerinde tanımlanan kurallar çerçevesinde gerçekleştirildiği söylenebilir.
Aynı zamanda IPA fonları kapsamında tedarik edilen mal veya hizmetlerin niteliğine göre bazı ulusal muafiyetler veya istisnalar da söz konusu olabilir. Örneğin, bazı vergi ve gümrük istisnaları IPA çerçevesinde tanınabilmektedir (çerçeve anlaşma hükümleriyle).
Öte yandan, IPA projelerinin yanı sıra Türkiye özelinde Geçici Koruma Altındaki Kişilere Yönelik projeler de dikkat çekmektedir. (FRIT)
Bunlardan en önemli ikisi SIHHAT ve PİKTES projeleridir.
SIHHAT PROJESİ: Türkiye’de Geçici Koruma Altındaki Kişilere Yönelik Sağlık Hizmetlerinin Güçlendirilmesi
Sıhhat Projesi, Türkiye’de geçici koruma altındaki Suriyeliler başta olmak üzere göçmen nüfusun sağlık hizmetlerine erişimini güçlendirmek amacıyla yürütülen, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından uygulanan kapsamlı bir sağlık destek programıdır. Proje, özellikle yoğun göç alan illerde sağlık altyapısının kapasitesini artırmayı ve sunulan hizmetlerin sürdürülebilirliğini sağlamayı hedeflemektedir.
Proje kapsamında Göçmen Sağlığı Merkezleri (GSM) kurulmuş ve bu merkezlerde birinci basamak sağlık hizmetleri, ana-çocuk sağlığı, aşılama, bulaşıcı hastalıklarla mücadele ve ruh sağlığı hizmetleri sunulmuştur. Ayrıca Türk ve yabancı sağlık personelinin istihdam edilmesiyle hem dil ve kültür bariyerleri azaltılmış hem de hizmet kalitesi artırılmıştır. Sağlık çalışanlarına yönelik eğitim faaliyetleri, ekipman temini ve altyapı yatırımları da projenin önemli bileşenleri arasında yer almaktadır.
Sıhhat Projesi, Türkiye’nin göç yönetimi ve sağlık politikaları açısından örnek teşkil eden, uluslararası iş birliğiyle yürütülen başarılı bir kamu sağlığı uygulaması olarak öne çıkmaktadır.
PIKTES PROJESİ: Türkiye’de Geçici Koruma Altındaki Çocukların Eğitim Sistemine Entegrasyonu
PIKTES Projesi (Promoting Integration of Syrian Children into the Turkish Education System), Türkiye’de geçici koruma altındaki Suriyeli çocukların Türk eğitim sistemine erişimini ve uyumunu güçlendirmek amacıyla yürütülen, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve T.C. Millî Eğitim Bakanlığı tarafından uygulanan kapsamlı bir eğitim projesidir. Proje, zorunlu eğitim çağındaki çocukların okullaşma oranlarının artırılmasını ve eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanmasını temel hedef olarak benimsemektedir.
Proje kapsamında Suriyeli öğrencilerin dil becerilerinin geliştirilmesine yönelik Türkçe dil eğitimleri, telafi ve destekleme kursları ile rehberlik ve psikososyal destek hizmetleri sunulmuştur. Ayrıca öğretmenlerin ve eğitim yöneticilerinin mesleki kapasitelerini artırmaya yönelik hizmet içi eğitimler düzenlenmiş; okullara eğitim materyali, donanım ve altyapı desteği sağlanmıştır. Eğitim ortamlarında kültürel uyumun güçlendirilmesi amacıyla sosyal, sanatsal ve sportif faaliyetler de proje bileşenleri arasında yer almıştır.
PIKTES Projesi, Türkiye’nin göç ve eğitim politikaları çerçevesinde geliştirilen, uluslararası iş birliğine dayalı ve sürdürülebilir sonuçlar üreten önemli bir uygulama örneği olarak öne çıkmaktadır.
Sonuç olarak; SIHHAT ve PIKTES projeleri kapsamında gerçekleştirilen satın almalar ve ihaleler, 4734 sayılı Kamu İhale Mevzuatı ve yerel ihale sistemleri çerçevesinde değil, tamamen Avrupa Birliği’nin PRAG kuralları doğrultusunda yürütülmektedir.
Bu durum, söz konusu projelere teklif vermeyi planlayan Türk firmaları açısından klasik kamu ihalesi refleksleriyle hareket etmenin ciddi riskler barındırdığı anlamına gelmektedir. PRAG’a özgü yeterlik kriterleri, değerlendirme metodolojisi, teknik teklif kurgusu ve sözleşme mantığı, yerel ihale pratiğinden önemli ölçüde farklıdır.
Dolayısıyla SIHHAT ve PIKTES kapsamındaki ihalelerde başarılı olmayı hedefleyen firmaların, ihaleye çıkılmadan önce PRAG sistemine uygun şekilde hazırlanması, dokümantasyon, teklif stratejisi ve değerlendirme kriterlerini doğru okuması kritik önemdedir. Bu farkı erken aşamada gören ve hazırlığını buna göre yapan firmalar, rekabette belirgin bir avantaj elde etmektedir.



Yorumlar